Fenci Fatih Hoca

ANNE VE BABANIN OKUMASININ ÇOCUKLARIN BAŞARI DURUMUNA ETKİSİ

ANNE VE BABANIN OKUMASININ ÇOCUKLARIN BAŞARI DURUMUNA ETKİSİ

Küçükken babamın çizgi romanları vardı. Köyde yaşarken arkadaşlarımızla, etrafımızdaki ormanlarda bu çizgi romanların içerisindeki karakterleri, olayları hayal eder ve bu durumdan büyük bir mutluluk duyardık. Bu maceraperest durum daha fazla okumama ve okuma açlığı çekmeme sebep oldu. Sonrasında oyun arkadaşlarımla kitaplardaki diyalogları tekrar ederken ve aramızda bunları tiyatrolaştırırken diğer arkadaşlarıma da kitap okuma sevdası bulaştı. Böylece küçük bir kitap okuma ve konuşma kulübümüz oluştu. Çocuklukta başlayan bu durum üniversite yıllarında ve meslek hayatında da devam etti halen arkadaşlarımla kitaplar hakkında sohbet edip kitap alışverişi yapmaktan büyük bir zevk alırız.

Günümüzde anne-babaların bilinçli olma durumu bizim çocukluk yıllarımıza göre daha fazladır. Bugün anne- babalar daha hamilelik aylarında çocukları ile iletişime geçmekte ve onlara kitap okumaktadır. Bebeklik ve çocukluk döneminde de çeşitli aktivitelerle çocukların kitap okuması teşvik edilmektedir. Özellikle ilkokul yıllarında çeşitli projelerle ve motive araçlarıyla çocukların kitap okuması desteklenmektedir. Ancak yeterince kitap okuyor muyuz? Okutabiliyor muyuz?

Tabii ki bu soruları açtığımızda birçok alt kategori olduğunu görmekteyiz. Bizler bugün bu yazımızda iki konuya değineceğiz. Birincisi çocuğunuzun hangi tür kitaplara ilgisi var? Anı, bilim, araştırma, felsefe, gençlik, gezi, hikâye, masal, mizah, öykü, psikoloji, roman, tarih, şiir, macera gibi birçok alt kategori sayabiliriz,  Çocuğumuzun öncelikle bu sevdiği türü bulmak ve buradan ilerlemek çok daha doğru olacaktır. Biz yetişkinlere bile zorla istemediğimiz bir iş yaptırmak veya çok hoşlanmadığımız bir kitap türünü okutmak ne kadar zor ise bu durum çocuklar için de geçerlidir.      

Küçükken köyde ilkokul öğretmenim bana Tom Sawyer (Yazarı Mark Twain) ve Denizler Altında 20.000 Fersah (Yazarı Jules Verne) adlı iki kitabı hediye etmişti. Bu kitapları o kadar çok sevdim ki tekrar tekrar okumuştum. Neydi bu kitapları sevmemdeki en büyük etken? Bu kitaplar beni içlerindeki macera dünyasına çekmişlerdi ve hayal dünyamı doldurmuşlardı. Kendimi o kitapların içinde bir karakter olarak hissetmemi sağlamışlardı. Böylece macera kitaplarını çok sevmiştim halen de sevmekteyim. Jules Verne sevgisi o kadar ağır bastı ki “Jules Verne Derneği” ile uzun süre yazışmama ve hakkında çok farklı bilgilere ulaşmama neden oldu.

Değinmek istediğim ikinci konu ise TIMSS ve LGS sınav sonuçları. TIMMS (Trends in International Mathematics and Science Study) öğrencilerin matematik ve fen alanlarında kazandıkları bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir tarama araştırmasıdır.  ABD'nin Boston ve Hollanda'nın Amsterdam şehrindeki merkezlerden koordine edilir. Ülkemizde MEB- YEĞİTEK Genel Müdürlüğünce yürütülür. TIMSS 1999, 2007 ve 2011 yıllarına bakıldığında öncelikle 400 ortalama puanının altı yeterlik düzeyinin altı kabul edilmektedir.

 8. sınıf öğrencilerinin; 1999'da %38'i, 2007'de %29’u, 2011'de %21'i yeterlik düzeyinin altındadır. Görüldüğü gibi yıllara göre yeterlik düzeyinin altındaki öğrenci sayısının giderek azaldığı tespit edilmiştir.

LGS dediğimiz liselere giriş sınavında ise 8. sınıf öğrencileri haziran ayı başında Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Yabancı Dil, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olmak üzere 6 dersten sorular çıkmaktadır. Buradan gelen sonuç ile liselere yerleştirme yapılmaktadır.

 MEB 2019 raporuna göre annesinin eğitim düzeyi ilkokul ise öğrencilerin puan ortalaması 329,38 iken annesinin eğitim düzeyi lisans olan öğrencilerin puan ortalaması 383,17’dir. Babasının eğitim düzeyi ilkokul olan öğrencilerin puan ortalaması 321,92 iken babasının eğitim düzeyi lisans olan öğrencilerin puan ortalaması 374,01’dir.

Bu sonuç çok dikkat çekici bir durumdur. Annenin eğitim düzeyi, öğrencilerin merkezi sınav puanı ortalamaları üzerinde çok önemli bir etkiye sahiptir. Benzer şekilde babanın eğitim düzeyi de öğrencinin sınav ortalaması üzerinde etkilidir. Yine bu ve benzer sınavlar incelendiğinde evde okuyan anne babanın olması çocuk için rol model olacak ve onun okumasını tetikleyecektir. 2 yaşındaki çocuğunuz, bir evdeki kişilerin okuduğunu gördüğünde elinde kitap ile gezmeye başlayacaktır. Aksi halde anne ve babaların okumadığı bir ortamda çocuğa “kitap oku” demenin bir anlamı hayatında hiç et yememiş birine et yemeği tarif etmeye benzer.

Bu nedenle öğrencilere rol model olmak çok önemlidir. Çocuklarımızla birlikte kitap satış ya da kitap okuma mağazalarına ya da kütüphaneye giderek onların sevdiği kitapları birlikte inceleyebiliriz. Kitaplar üzerine onlarla sohbet ederek yani onlara gerçek anlamda vakit ayırarak kitap okumalarına destek verebiliriz. Sadece sınavlar için değil hayatın bir felsefesi olarak da çocuklarımızın kitap okumasını desteklemeliyiz. Tabi ki önce kendimiz okuyarak…

 

Kaynakça:

MEB 2019 LGS Raporu

MEB TIMSS Raporu

  
1288 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret146226
Eğitim işinde ter döken herkesin eli öpülür.