Fenci Fatih Hoca

BAŞARILI OLMAK NEDİR?

BAŞARILI OLMAK NEDİR?

   Başarı: “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü, bir işi istenilen biçimde bitirmek, elde etmek, istediğini bulmak” (TDK, 2020) şeklinde ifade edilmektedir.

   Her birimiz hayatımızın her aşamasında başarılı olmak isteriz. Çocuklarımızın da her alanda başarılı olmalarını isteriz. Resim yarışmasında, şiir yazma yarışmasında, koşu yarışmasında, satranç yarışmasında, bursluluk, LGS, TYT, AYT vb. “her zaman benim çocuğum başarılı olsun” duygusu bizlerde doğal olarak hâkimdir.

   Ancak girişte yer alan tanımda da belirttiğim gibi “…kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği…” ifadesinde doğuştan gelen bir yetenek olacak ve o alanda o çocuğun yetiştirilmesi, eğitim alması gerekecek. Kişisel görüşüm o alanda alınan eğitimin, harcanan zamanın yetenekten daha fazla ön plan çıktığıdır.  Örneğin çocuğumuz tenis alanında ilerleyecekse daha 1-2 yaşlarındayken topu takip etmeyi öğrenecek. Ya da bu durumu genellersek çocuğumuz her yaş döneminde belli özellikleri kavrayarak o özelliklerle ilgili olarak dolu dolu geçirecek, krıtik öğrenme ve yetenek sergileme işlevini tam olarak yerine getirecek.

   Hatta olayın daha da gerisine gidelim bir çocuğun gelişim özellikleri sağlıklı bir annelik döneminden başlar. Annenin sağlıklı beslenmesi, ruhen ve bedenen sağlıklı oluşu, huzur dolu bir ortamda anneliğini yaşaması o çocuğun henüz anne karnındayken daha mutlu ve sağlıklı gelişmeye başladığını gösterir. Yine dünyaya geldikten sonra bebeğin huzurlu ve mutlu bir ortamda, sevgi dolu yuvada büyümesi, doğal gıdalarla beslenmesi, aile dostlarıyla olumlu iletişimin olduğu bir ortamda yetişmiş olması, çocuğun doğayla iç içe olması, anne ve babayla birlikte zaman geçirmesi, başka insanlarla olumlu iletişim kurabilmesi, imkânlar ölçüsünde çocuğun anne ve baba ile birlikte her yere gelmesi, çocuğun toprakla, ormanla buluşması, özellikle yaz tatillerinde dede ve nine ile birlikte olması, küçük yaşlardan itibaren evde ev işlerine yardımcı olması, evde veya dışarda yine bizlerin gözetiminde görevler verilerek, başarma duygusunu tatması, anne ve babanın kitap vb. okuması, belgesel izlemesi gibi yüzlerce faktör bebeğin- çocuğun sağlıklı bir ortamda gelişmesini sağlar.

   Çocuklar ile ilgilenmek, onları yönlendirmek anne- baba için her zaman emek isteyen bir iştir. Yeri gelir aile çocuğunun eğitimi için planlarını ona göre ayarlar, yeri gelir kendisine alacağı ayakkabıdan fedakârlık edip çocuğuna harcar, yeri gelir birçok sıkıntıya katlanır. Böyle durumlarda da dengeyi iyi korumak en önemlisidir. Tamamen çocuk endeksli yaşamanın da belli sıkıntıları vardır.

   Gelelim ilk başta bahsettiğimiz başarı olayına, yukarıda anlattığım gibi bir ailede yetişen çocuk zaten mutludur. Ailesinin kendisi için yaptıklarının farkındadır. Aile de süreç içinde çocuğunun emek verdiğini, uğraştığını görür. Çocuğunun bu kadar uğraşmasına karşın elde edilecek sonucun önemi ikinci planda kalmaktadır. Bir eğitimci olarak “çocuğum bu süreçte o kadar uğraştı ve emek harcadı ki… Şimdi sonuç böyle oldu diye ben ona ne kızabilirim ne de bir şey diyebilirim?” cümlesini birçok anne babadan duydum. İşte bu nedenle sonuç odaklı değil süreç odaklı çalışmak her zaman çocuklarımız için daha yararlıdır.

   Ne olursa olsun onlar bizim evlatlarımız… Bizler onlar için en iyisini istiyoruz ama bu durum bize göre en iyisi, bizim yaşadıklarımız ve bizim deneyimlerimize göre en iyisi, peki çocuğumuza göre en iyisi ne? Bunu hiç düşündük mü?  Burada tabi ki her şeyi tamamen çocuğa bırakmakta yanlış. Ancak oturup birlikte o olayla ilgili artı ve eksileri önümüze yazmak, analiz etmek ve birlikte karar almak en önemli çözüm yolu olabilir.

*TDK, (2020)

  
40 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret174015
Eğitim işinde ter döken herkesin eli öpülür.